top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Çocuğunuza Sürekli "Bana Kızdın Mı?" Diye Soruyor Olabilir Misiniz? Tersine Dönen Roller | Eskişehir Çocuk Ergen ve Oyun Danışmanlığı

19 Ağu
2 dakikada okunur
anne oğul gölge eskişehir cocuk psikolog oyun terapisi pedagog selen topcu

Çocuğunuza bir sınır koydunuz, bir isteğine "hayır" dediniz. Çocuğunuz doğal olarak suratını astı ve sessizleşerek odasına gitti. O an içinizi büyük bir huzursuzluk kaplıyor ve dayanamayıp yanına gidiyorsunuz: "Bana kızdın mı? Küstük mü? Beni hala seviyorsun değil mi? İyi misin?" O, "İyiyim, kızmadım" diyene kadar rahat edemiyor, adeta etrafında pervane oluyorsunuz.

Merkezimizde ebeveynlerle çalışırken, çocuklarıyla aralarındaki bağın zedelenmesinden çok korkan ve bu yüzden sürekli çocuklarının duygusal onayına ihtiyaç duyan ailelerle sıklıkla karşılaşıyoruz. Bir uzman olarak bilmenizi isterim ki; bu soruları sormanız sizin ne kadar sevgi dolu ve hassas olduğunuzu gösterir. Ancak modern pedagoji bilimi bize şu gerçeği hatırlatır: Çocuğunuzdan sürekli duygusal bir onay beklemek, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki rolleri tersine çevirir.

Çocuğumuzdan Neden Sürekli Onay Bekleriz? | Eskişehir Çocuk Ergen ve Oyun Danışmanlığı

Yetişkinler olarak bazen kendi içsel kaygılarımızı farkında olmadan çocuklarımıza yansıtırız:

  • Sevilmeme ve Terk Edilme Korkusu: Kendi geçmişimizde koşullu sevgiyle büyüdüysek, "hayır" dediğimizde çocuğumuzun da bizi sevmeyi bırakacağından içgüdüsel olarak korkarız.

  • Çatışmaya Tahammülsüzlük: Evdeki o kısa süreli gerginlik, sessizlik veya küslük bize o kadar dayanılmaz gelir ki, kendi kaygımızı dindirmek için hemen "düzeltme" ve barışma ihtiyacı hissederiz.

Bu Sorular Çocuğun Dünyasında Hangi Yükleri Yaratır?

Siz sadece o anki gerginliği bitirmek için sorsanız da, bu tutum çocuğun omuzlarına taşıyamayacağı pedagojik bir yük bindirir:

  • Ebeveynleşme (Rollerin Değişmesi): Çocuğun beyni şu mesajı alır: "Annem/Babam benim üzülmeme dayanamıyor ve çok çabuk dağılıyor. Onları rahatlatmak ve mutlu etmek benim görevim." Çocuk kendi çocukluğunu bırakıp, ebeveyninin duygusal bakımını üstlenir.

  • Duyguları Bastırma: Sürekli "İyi misin, kızmadın değil mi?" diye darlanan çocuk, olumsuz duygulara hakkı olmadığını düşünür. Sizi rahatlatmak için sahte bir "İyiyim" maskesi takmayı öğrenir.

Şefkatli ve Güvenli Sınırlar İçin 3 Pedagojik Adım

Çocuğunuza, onun her türlü duygusunu taşıyabilecek kadar "güçlü ve güvenli bir liman" olduğunuzu hissettirmek için şu adımları atabilirsiniz:

  1. Kendi Kaygınızı Fark Edin: Çocuğunuz surat astığında içinizden yükselen o paniği durdurun. "O sadece bir çocuk ve şu an istediği olmadığı için hayal kırıklığı yaşıyor. Bu benim anneliğime/babalığıma yönelik bir tehdit değil" diyerek önce kendinizi sakinleştirin.

  2. Kızmasına İzin Verin: Bir çocuğun kurallara veya size kızma hakkı vardır. "Bana kızdın mı?" demek yerine duygusunu onaylayıp alan tanıyın: "Şu an bu kararıma kızgın olduğunu görebiliyorum ve buna hakkın var. Ben buradayım, ne zaman istersen seninle konuşabiliriz."

  3. Gemi Kaptanı Siz Olun: Fırtınalı bir denizde yolcular (çocuklar), kaptanın (ebeveynin) yüzünde panik ve korku görmek istemezler. Kendi koyduğunuz kuralların arkasında şefkatle ve sarsılmaz bir şekilde durun.

Eğer çocuğunuzla aranızdaki sınırların bulanıklaştığını ve kendi kaygılarınızın iletişim dilinizi yönettiğini düşünüyorsanız, Eskişehir'deki merkezimizde Selen Topçu eşliğinde çocuk ergen ve oyun danışmanlığı süreçlerimizle yanınızdayız. Merkezimizden profesyonel ebeveyn danışmanlığı alarak, çocuğunuzla çok daha güvenli bir bağ inşa edebilirsiniz.


 
 
 

Yorumlar


bottom of page