Onun Bir Yanı Eksik" Yanılgısı: Suçluluk Duygusuyla Sınır Koymamak | Eskişehir Çocuk Ergen ve Oyun Danışmanlığı

Sıradan bir hafta sonu... Çocuğunuzla alışveriştesiniz ve aslında hiç ihtiyacı olmayan, evde benzerlerinden onlarca bulunan o oyuncağı almanız için size ısrar ediyor. Normal şartlarda "Hayır" demeniz gerektiğini biliyorsunuz. Ancak tam o kelimeyi söyleyecekken içinizden çok tanıdık, ağır bir ses yükseliyor: "Zaten hafta içi çok çalışıyorum, onu yeterince göremiyorum, bari bugün mutlu olsun." Veya belki de ayrılık sürecinden geçmiş bir ebeveynsiniz ve zihniniz size sürekli şunu fısıldıyor: "Ona herkes gibi tam bir aile ortamı sunamadım, zaten bir yanı eksik, bari benden ne isterse yapayım da yüzü gülsün." Belki de çocuğunuz geçmişte bazı sağlık hassasiyetleri yaşadı ve siz "Zaten küçücük yaşında çok yoruldu, bir de ben ona sınır koyup onu üzmeyeyim" diyerek her isteğini anında yerine getiriyorsunuz.
Merkezimizde ebeveynlerle çalışırken; çocuklarının hayatında bir şeylerin "eksik" veya "yarım" kaldığına inanan, bu açığı kapatmak için çocuğun her isteğini yerine getiren ve sınır koymakta büyük zorluk yaşayan birçok aileyle karşılaşıyoruz. Bir çocuk gelişim uzmanı olarak bilmenizi isterim ki; çocuğunuzun yüzünü güldürmek için gösterdiğiniz bu çaba, sizin ona olan derin şefkatinizin ve sevginizin en somut kanıtıdır. Ancak modern pedagoji bilimine ve Sistemik Yaklaşım perspektifine göre; kendi içsel suçluluk duygunuzu yatıştırmak için çocuğa hiç "hayır" dememek, onun hayatını kolaylaştırmaz; aksine duygusal dünyasında büyük bir belirsizlik ve güvensizlik yaratır.
Neden Her İsteğini Yaparak O "Eksikliği" Kapatmaya Çalışıyoruz? | Çocuk Ergen ve Oyun Danışmanlığı
Ebeveynlerin çocuklarına kural koymaktan çekinmesinin ve aşırı korumacı (helikopter) bir tutum sergilemesinin altında yatan temel psikolojik dinamikler şunlardır:
Ayrılık Sonrası "Telafi" Çabası: Eşlerin ayrılması, çocuklar için sadece yeni bir düzene geçiştir. Ancak ebeveynler genellikle bu durumu bir "kayıp" olarak etiketler. Çocuğun daha az vakit geçirdiği ebeveyni özlediğini veya ideal bir ev ortamı sunamadığını düşünen bakım veren ebeveyn, bu "eksikliği" maddi şeylerle (sürekli oyuncak almak, her istediği yemeği yapmak) veya tüm kuralları esneterek telafi etmeye çalışır.
Çalışan Ebeveynin Zaman Suçluluğu: Gün boyu işte olan ve çocuğuyla yeterince kaliteli vakit geçiremediğini düşünen ebeveyn, eve geldiğinde veya hafta sonlarında bir "disiplin figürü" olmak istemez. "Zaten az görüşüyoruz, kısıtlı zamanımızı da kurallarla ve 'hayır' diyerek geçirmeyelim" inancıyla, sınırları tamamen ortadan kaldırır.
Geçmiş Sağlık Hassasiyetlerinin Gölgesi: Çocuğu geçmişte sağlık açısından hassas dönemler geçirmiş ebeveynler, zihinlerinde "kırılgan çocuk" imajını korumaya devam ederler. "O zaten yeterince yıprandı, bir de kurallarla ben onu yormayayım" düşüncesiyle çocuk büyüse de onu pamuklara sarmaya ve her adımında önündeki tüm engelleri temizlemeye devam ederler.
Sistemik Tuzak: Sınırsızlığın Çocuktaki Ağır Bedeli
Ebeveyn olarak niyetiniz çocuğunuzu mutlu etmek ve korumak olsa da, sınırsızlık çocuğun dünyasında mutluluk değil, büyük bir kaygı yaratır. Çocuklar dünyayı ve kendi kapasitelerini "sınırlar" sayesinde öğrenirler. Sınırlar, çocuğun etrafındaki görünmez güvenlik duvarlarıdır.
Çocuğunuza hiç "hayır" demediğinizde, her istediğini o an aldığınızda ve önüne çıkan her zorluğu onun yerine çözdüğünüzde; çocuk engellenme toleransı geliştiremez. Dış dünyada (okulda, sosyal hayatta) biri ona "hayır" dediğinde bu duyguyla nasıl başa çıkacağını bilemez ve büyük bir öfke yaşar. Sizin onu üzmemek için kurmadığınız o sınırlar, ileride onun sosyal hayata uyum sağlamasını zorlaştıran en büyük engele dönüşür.
Suçluluğu Bırakıp Şefkatli Sınırlar Çizmenin 3 Pedagojik Adımı
Kendi içsel kaygılarınızı yönetip çocuğunuza gerçekten ihtiyacı olan o güvenli ve kurallı alanı sunabilmek için şu adımları izleyebilirsiniz:
"Eksiklik" Düşüncesiyle Ayrışın: Zihninizin size sunduğu "Ona yetemiyorum, onun bir yanı eksik" düşüncesini fark edin. Bu sadece bir düşüncedir, mutlak bir gerçek değil. Çocuğunuzun ayrılmış bir ailede yaşaması, sizin çok çalışmanız veya geçmişteki bir sağlık durumu onu eksik yapmaz. Zihninizin yarattığı bu suçluluk duygusuyla kaynaşmayın; bu duyguya yer açın ama ebeveynlik kararlarınızı bu duygunun yönetmesine izin vermeyin.
Gerçek İhtiyacı Fark Edin: Çocuğunuzun o an istediği o onuncu arabaya veya fazladan bir saat ekrana değil, aslında sizin "şefkatli varlığınıza" ihtiyacı vardır. Ona maddi bir şey almadan veya kuralı esnetmeden de değerli olduğunu hissettirebilirsiniz. "Şu an bunu almamız mümkün değil ama gel seninle çok sevdiğimiz o oyunu oynayalım" diyerek ona sınırı ve şefkati aynı anda sunun.
"Hayır" Demenin Bir Bakım Verme Olduğunu Hatırlayın: "Hayır" kelimesini çocuğunuzu üzen bir silah olarak değil, onu dış dünyaya hazırlayan bir sevgi dili olarak görün. Çocuğunuz kurala itiraz edip ağladığında paniklemeyin. "Buna izin vermediğim için şu an çok kızgınsın, seni anlıyorum. Ancak bu kuralımız senin iyiliğin için ve değişmeyecek" diyerek kararlı, sakin ve şefkatli duruşunuzu koruyun.
Eskişehir Çocuk Ergen ve Oyun Danışmanlığı: Ne Zaman Destek Alınmalı?
Eğer evdeki sınırsızlık çocuğunuzun öfke kontrolünü zorlaştırıyor, istekleri olmadığında aşırı tepkiler veriyor ve ebeveyn olarak "hayır" demek sizde dayanılmaz bir suçluluk ve yetersizlik hissi yaratıyorsa, bu durumu profesyonel bir rehberlikle yeniden düzenlemek tüm aile sistemine derin bir nefes aldıracaktır.
Eskişehir çocuk ergen ve oyun danışmanlığı süreçlerimizde; Çocuk Gelişimci Selen Topçu eşliğinde çocukların engellenme toleransını, sınırları kabul etme becerilerini ve duygu düzenlemelerini Oyun Danışmanlığı ile şefkatle destekliyoruz. Siz değerli ebeveynlere ise; içinizdeki o suçluluk duygusuyla başa çıkıp, evde sevgi dolu ama kararlı sınırları nasıl inşa edeceğinizi Ebeveyn Danışmanlığı oturumlarımızda aktarıyoruz. Çocuğunuzun gelişimine güvenle ve dengeyle eşlik etmek için merkezimizden destek alabilirsiniz.




Yorumlar