top of page
  • Black Facebook Icon
  • Black Instagram Icon

Çocuğum Bağırmadan Beni Duymuyor: Seçici Duymazlığı Aşmanın Pedagojik Yolları | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı

  • 30 Tem
  • 3 dakikada okunur
bağıran anne ve çocuk eskişehir çocuk psikolog oyun terapisi selen topçu

"Ellerini yıka diye 10 kere sesleniyorum, duvara konuşuyorum sanki! Ne zaman ki benim sigortam atıyor, sesimi yükseltip bağırıyorum; ancak o zaman yerinden kalkıyor. Sonra da bağırdığım için büyük bir vicdan azabı çekiyorum..."

Eğer bu cümleleri okurken "Aa evet, benim çocuğum da aynen böyle!" diyorsanız, yalnız değilsiniz. Günün sonunda ses telleriniz yorulmuş, sabrınız tükenmiş ve sürekli "bağıran bir ebeveyn" olduğunuz için kendinizi suçlarken buluyor olabilirsiniz. Acaba çocuğunuz sizi gerçekten duymuyor mu? Yoksa size saygı duymadığı için mi bu kadar kayıtsız kalıyor?

Eskişehir'deki merkezimizde, "Sözümü asla dinletemiyorum, evde sürekli bir bağırış çağırış var" diyerek tükenmiş hisseden ailelerle sıklıkla bir araya geliyoruz. Bir çocuk gelişim uzmanı ve aile danışmanı olarak içinizi rahatlatmak isterim: Çocuğunuzun bu tavrı size yönelik kasıtlı bir saygısızlık veya inatlaşma değildir. Modern pedagoji bilimine göre bu durumun adı "Seçici Duymazlık" (Sensory Habituation) olarak adlandırılır. Çocuğunuz aslında sağır değil; sadece sizin sesinizi bir "arka plan gürültüsüne" dönüştürmeyi öğrenmiş durumda.


Çocuklar Neden Sadece Bağırıldığında Harekete Geçer? | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı

Çocukların beyinleri, hayatta kalabilmek için neyin önemli, neyin önemsiz olduğunu filtrelemek üzere tasarlanmıştır. Eğer çocuğunuz sadece siz bağırdığınızda sizi duyuyorsa, sistem şu şekilde işliyor demektir:

  • "Nasıl Olsa 9 Kere Daha Söyleyecek" Algısı: Bir şeyi yapmasını ondan yumuşak bir sesle defalarca isterseniz, çocuğun beyni ilk 9 çağrıyı "Henüz acil değil, oyunuma devam edebilirim" olarak kodlar. Beyin, ancak o tanıdık "yüksek frekanslı öfke sesi" geldiğinde "Tamam, şimdi durum ciddi, harekete geçmeliyim" alarmı verir. Yani çocuğunuzu, sadece bağırıldığında harekete geçecek şekilde farkında olmadan bizler programlarız.

  • Odaklanma Becerisi: Çocuklar bir oyuna veya ekrana daldıklarında, yetişkinler gibi çevrelerini aynı anda takip edemezler. Odaklandıkları dünyadan kopmaları zordur.

  • Bağlantı Eksikliği: Uzaktan, mutfaktan veya başka bir odadan verilen komutlar çocuğun dünyasında yankı bulmaz. Çocuklar sözcükleri değil, "teması ve bağı" dinlerler.

Ebeveynlerin Düştüğü Tuzaklar: "Dırdır" Döngüsünü Büyüten Hatalar

Sözünüzü dinletmek için iyi niyetle başvurduğunuz ancak çocuğun kulaklarını size tamamen kapatmasına neden olan bazı hatalı yaklaşımlar şunlardır:

  • Odadan Odaya Bağırmak: "Hadi yemeğe geeeel!" diye uzaktan seslenmek, genellikle hiçbir işe yaramaz ve sesinizi daha çok yükseltmenize neden olur.

  • Komutları Zincirleme Vermek: "Hadi hemen oyuncaklarını topla, sonra ellerini yıka, pijama altını giy ve sofraya gel." Bir çocuk beyni bu kadar uzun bir listeyi aynı anda işleyemez ve sistem kilitlenir. Sonuç: Çocuk olduğu yerde kalır.

  • Sürekli Hatırlatmak (Dırdır Etmek): Aynı şeyi art arda söylemek, çocuğa sorumluluk almamayı öğretir. "Nasıl olsa annem/babam benim yerime unutmuyor ve sürekli hatırlatıyor" diyerek kendi iç disiplinini geliştirmez.


Bağırmadan Söz Dinletmenin 3 Pedagojik Adımı

Evinizdeki bu "sağırlar diyaloğunu" kırmak ve bağırış çağırış olmadan işbirliği kurmak için şu adımları izleyebilirsiniz:

1. Önce Bağ Kurun, Sonra Yönlendirin

Ona bir şey söylemeden önce, aranızdaki fiziksel mesafeyi sıfırlayın. Başka bir odadan bağırmak yerine yanına gidin, omuzuna veya sırtına nazikçe dokunun. Göz hizasına inip onunla göz teması kurun. O an oynadığı oyuna sadece 5 saniyelik bir ilgi gösterin: "Ne güzel bir kule yapmışsın... Şimdi ellerimizi yıkama vakti." Aradaki bağlantı kurulduğunda, beynin duyma kanalları sonuna kadar açılır.

2. Tek Söyleyiş Kuralına Geçin

Bugünden itibaren aynı şeyi 10 kere söylemeyi bırakın. Yanına gidin, göz teması kurun ve yönergenizi verin: "Televizyonu kapatıp masaya gelmeni bekliyorum." Ardından ona bunu işlemesi için 5-10 saniye süre tanıyın, sessizce bekleyin. Harekete geçmezse tekrarlamak yerine, sonucu uygulamaya koyun (Televizyonu sizin kapatmanız veya elinden nazikçe tutarak masaya yönlendirmeniz gibi).

3. Ne Yapmayacağını Değil, Ne Yapacağını Söyleyin

Beyin olumsuzluk eklerini işlemekte zorlanır. "Koşma!" dediğinizde beynin duyduğu şey "Koş" eylemidir. Bunun yerine "Lütfen evde yavaş adımlarla yürü" deyin. "Bağırma" yerine, "Benimle alçak sesle konuşabilirsin" demeyi deneyin. Beklentilerinizi net ve olumlu cümlelerle ifade edin.

Eskişehir Çocuk Danışmanlığı: Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?

Eğer bağırma döngüsü evde kalıcı bir öfke problemine dönüştüyse, çocuğunuz size karşı saldırganlaşıyor veya siz sesinizi yükselttiğinizde aşırı korku/içe kapanma belirtileri gösteriyorsa, aranızdaki güvenli bağ zedeleniyor olabilir.

Eskişehir'deki Merkezi'mizde, Selen Topçu eşliğinde çocukların inatlaşma ve duymazdan gelme maskesi altındaki ihtiyaçlarını Oyun Danışmanlığı ile güvenli bir alanda inceliyoruz. Siz değerli anne babalara ise Eskişehir çocuk ergen ve aile danışmanlığı kapsamında; bağırmadan sınır koyma, kriz anlarında kendi öfkenizi yönetme ve şefkatli bir otorite kurma konularında profesyonel Ebeveyn Danışmanlığı sunuyoruz. Evdeki huzur iklimini sevgiyle yeniden sağlamak için merkezimizden güvenle destek alabilirsiniz.

 
 
 

Yorumlar


bottom of page