Çocuklarda Kaygı ve Duygusal Zorlanmalarla Şefkatle Baş Etme Yolları | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı
- 9 Haz
- 3 dakikada okunur

Çocuğunuz sabahları okula gitme vakti geldiğinde aniden karın veya baş ağrısından şikayet ediyor mu? Sizin yanınızdan bir an bile ayrılmak istemiyor, odada yalnız kalmaktan korkuyor veya tırnak yeme, parmak emme gibi alışkanlıklara aniden geri mi döndü? Ebeveynler genellikle çocuklardaki bu tepkileri fiziksel bir hastalık ya da geçici bir mızmızlık olarak algılama eğilimindedir. Oysa çocukların dünyasında kaygı, yetişkinler gibi "Çok endişeliyim" kelimeleriyle değil; bedensel semptomlar ve ani davranış değişiklikleriyle kendini gösterir.
Eskişehir'deki merkezimizde yürüttüğümüz eskişehir çocuk ergen ve aile danışmanlığı seanslarında, çocukların iç dünyalarında bastırdıkları o görünmez yüklerin aile hayatını nasıl derinden etkilediğini sıkça gözlemliyoruz. Bir çocuk gelişim uzmanı ve aile danışmanı olarak belirtmeliyim ki; çocukluk dönemi kaygıları ve duygusal zorlanmaları hafife alınmamalıdır. Çocuğunuzun yaşadığı korkular size ne kadar mantıksız gelirse gelsin, onun küçük dünyasında bu tehditler tamamen gerçektir.
Çocuklarda Kaygı ve Duygusal Zorlanma Kendini Nasıl Gösterir? | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı
Çocuklar duygularını kelimelere dökecek olgunluğa henüz erişemedikleri için, içsel huzursuzluklarını davranışlarıyla dışa vururlar. Modern pedagoji bilimi, çocuklardaki kaygı ve duygusal sıkışmışlığın en sık şu maskelerle karşımıza çıktığını söyler:
Okul Reddi ve Ayrılık Kaygısı: Anneden/babadan ayrılma korkusu nedeniyle kreşe veya okula gitmek istememe, kapıda bacaklara sarılarak ağlama krizleri yaşama.
Bedensel Şikayetler (Somatizasyon): Tıbbi hiçbir organik neden bulunamamasına rağmen, kaygılı anlarda (ödev yaparken, okula giderken, kalabalığa girerken) ortaya çıkan kronik karın ağrıları, mide bulantıları ve baş ağrıları.
Mükemmeliyetçilik ve Başarısızlık Korkusu: Bir oyunda yenildiğinde masayı devirecek kadar büyük öfke nöbetleri geçirme, hata yapmaktan korktuğu için yeni aktiviteleri denemeyi tamamen reddetme.
Regresyon (Gerileme) ve Alışkanlıklar: Yoğun stres altında tırnak yeme, saç koparma, parmak emme veya bebeksi konuşma gibi daha önceki gelişim dönemlerine ait davranışlara sığınma.
Ebeveynlerin Kaygıyı Büyüten Hatalar
Çocuğumuzun acı çektiğini görmeye dayanamadığımız için bazen iyi niyetle yaptığımız hamleler, onun kaygısını besleyen birer kaynağa dönüşebilir:
Duyguyu Küçümsemek ve Geçiştirmek: "Korkacak ne var bunda? Sen kocaman çocuksun, hadi abartma." demek çocuğun kaygısını yok etmez. Aksine çocukta şunu düşündürür: "Annem/babam beni anlamıyor. Demek ki gerçekten tehlikedeyim ve yapayalnızım."
Aşırı Korumacılık (Kaygıyı Kaçırma): Çocuğunuz kedi görmekten korkuyor diye sokaktaki tüm kedileri kovalamak veya arkadaş edinmekten çekiniyor diye her sosyal ortamda onun yerine konuşmak, çocuğa şu mesajı verir: "Evet, dünya çok tehlikeli ve sen ben olmadan asla başaramazsın."
Kendi Kaygımızı Çocuğa Yansıtmak: Kaygılı ebeveynler, kaygılı çocuklar yetiştirir. Sizin parkta arkasından sürekli "Dur düşeceksin, dikkat et mikrop kapacaksın, yabancılarla konuşma" diye paniklemeniz, çocuğun dünyayı güvensiz bir yer olarak kodlamasına neden olur.
Çocukların Duygusal Dünyasını Şefkatle Regüle Etmenin Yolları
Çocuğunuza korkusuz bir hayat sunamazsınız ama korkularıyla şefkatle nasıl baş edeceğini öğretebilirsiniz. Bunun için şu adımları takip edebilirsiniz:
1. Korkusunu Küçümsemeyin, Onaylayın
Çocuğunuz karanlıktan veya yalnız kalmaktan korktuğunda ona mantık dersi vermeyin. Önce duygusunu kabul edin: "Karanlık olduğunda odanda garip gölgeler görmek seni korkutuyor, anlıyorum. Ben buradayım, güvendesin." Güvende hissetmek, kaygıyı azaltan en güçlü panzehirdir.
2. Bedensel Farkındalık Kazandırın
Kaygı anında çocuğunuzun kalbi hızlı çarpabilir veya karnı ağrıyabilir. Ona bedenini fark ettirin: "Şu an karnın biraz ağrıyor çünkü okula gitmek seni endişelendiriyor. Hadi gel birlikte derin bir nefes alalım, karnındaki o heyecanlı balonu yavaşça söndürelim." diyerek sakinleşme becerisi aşılayın.
3. Rutinlerin ve Öngörülebilirliğin Gücünü Kullanın
Belirsizlik, çocuklardaki kaygıyı en çok tetikleyen unsurdur. Günlük rutinlerin (uyku saatleri, yemek vakitleri, okul çıkışı onu kimin alacağı) net ve öngörülebilir olması çocuğun zihnine netlik ve güven verir. Bir değişiklik olacağında bunu çocuğunuza önceden mutlaka şefkatle açıklayın.
Eskişehir Çocuk Danışmanlığı: Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Çocuğunuzun yaşadığı bu korkular ve duygusal zorlanmalar 1-2 aydan uzun süredir devam ediyorsa, sosyal ilişkilerini zedeliyorsa, akademik başarısını düşürüyor ve uyku/yemek düzenini tamamen bozuyorsa, bu düğümü profesyonel bir destekle çözmek en sağlıklısıdır.
Eskişehir'deki Merkezi'mizde,Selen Topçu eşliğinde çocukların kelimelere dökemediği o derin korkuları, ayrılık kaygılarını ve özgüven problemlerini Oyun Danışmanlığı yöntemiyle şefkatle çözümlüyoruz. Ayrıca "Ebeveyn Danışmanlığı" ve kurumsal Eskişehir çocuk ergen ve aile danışmanlığı hizmetlerimizle ailelerimize evdeki duygusal iklimi nasıl yönetecekleri konusunda pedagojik rehberlik sunuyoruz. Çocuğunuzun iç dünyasında huzurlu ve güvenli bir liman inşa etmek için merkezimizden randevu alabilirsiniz.




Yorumlar