Çocuğum Sürekli Karşı Geliyor: İnatlaşmayı Empatiyle Yönetmenin Pedagojik Yolları | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı
- 27 Tem
- 3 dakikada okunur

"Hadi yemeğe gel" dediğinizde "Gelmeyeceğim!" cevabını almak, dişlerini fırçalamasını istediğinizde kapıları çarpan bir çocukla karşılaşmak veya en ufak bir ricanızın bile devasa bir inatlaşma krizine dönüşmesi... Günün sonunda kendinizi çocuğunuzla sürekli bir "meydan okuma" ve güç savaşı içinde buluyorsanız, büyük bir tükenmişlik yaşamanız çok doğaldır. İçinizden sık sık "Bana neden saygı duymuyor? Onu çok mu şımarttık, yoksa otoritemi mi kaybettim?" gibi kaygı dolu sorular geçiyor olabilir.
Eskişehir'deki merkezimizde, çocuklarının her şeye itiraz etmesinden ve bitmek bilmeyen "Hayır" savaşlarından yorgun düşmüş ailelerle sıklıkla çalışıyoruz. Bir çocuk gelişim uzmanı ve aile danışmanı olarak içinizi rahatlatmak isterim: Çocuğunuzun bu muhalif tavrı, size eziyet etmek veya otoritenizi kasıtlı olarak yıkmak için yaptığı bir eylem değildir. Modern pedagoji bilimine göre; karşı gelme davranışı, çocuğun kendi varlığını, sınırlarını ve özerkliğini (bağımsızlığını) kanıtlama çabasıdır. Kendi kararlarını alamayan veya dünyası üzerinde hiçbir kontrolü olmadığını hisseden çocuk, gücünü eline alabilmek için sizin söylediklerinizin tam tersini yapmayı seçer.
Çocuklar Neden Sürekli Karşı Gelir ve İnatlaşır? | Eskişehir Çocuk Ergen ve Aile Danışmanlığı
Yetişkinler için sadece bir "giyinme" veya "uyuma" rutini olan durumlar, çocuğun iç dünyasında bağımsızlık ilanına dönüşebilir:
Özerklik ve Kontrol İhtiyacı: Gün boyunca ne yiyeceğine, ne giyeceğine, ne zaman uyuyup ne zaman oynayacağına hep yetişkinler karar verir. Çocuğun elinde kontrol edebileceği çok az şey vardır ve "Hayır, yapmayacağım!" demek ona muazzam bir güç hissi verir.
Bağlantı Kopukluğu: Çocuklar sizinle yeterince nitelikli zaman geçiremediklerini veya duygusal olarak uzaklaştığınızı hissettiklerinde, "olumsuz" da olsa ilginizi çekmek için inatlaşmayı bir iletişim aracı olarak kullanırlar. Sizin öfkeniz bile, görmezden gelinmekten daha iyidir.
Fazla Katı veya Tutarsız Sınırlar: Evde kurallar çok sert ve esnemez ise çocuk kendini sürekli bir baskı altında hisseder ve isyan eder. Tam tersi, kurallar sürekli değişiyor ve "Hayır" dediğiniz bir şeye ağladığında "Evet" diyorsanız, çocuk sınırları zorlamayı bir alışkanlık haline getirir.
Ebeveynlerin Düştüğü Tuzaklar: Güç Savaşını Büyüten Hatalar
Çocuğun direncini kırmak için o anki yorgunlukla yapılan bazı ebeveynlik refleksleri, aradaki duvarları daha da yükseltir:
Güç Savaşına Girmek: "Benim evimde benim kurallarım geçerli, dediğimi yapacaksın!" diyerek otorite kurmaya çalışmak, süreci "Senin dediğin mi, benim dediğim mi?" savaşına çevirir. Bir güç savaşında kazanan olmaz; siz kazanırsanız çocuğunuzun özgüveni kırılır, o kazanırsa sınır algısı bozulur.
Boş Tehditler Savurmak: "Eğer o yemeği yemezsen bir daha asla parka gidemezsin" gibi uygulanamayacak kadar büyük tehditler savurmak, sözünüzün inandırıcılığını yok eder.
"İnatçı" veya "Asi" Olarak Etiketlemek: Çocuğun duyacağı şekilde "Çok inatçı bir çocuk, ne desem tersini yapıyor" demek, onun bu negatif kimliği benimsemesine ve davranışın kalıcı hale gelmesine yol açar.
İnatlaşmayı Kapsayıcı Bir Şekilde Dönüştürmenin Pedagojik Adımları
Güç savaşlarından çıkıp işbirliğine dayalı, duyarlı bir iletişim kurmak için şu adımları uygulayabilirsiniz:
1. Emir Vermeyin, Seçenek Sunun
Çocuğunuza doğrudan "Hemen pijamalarını giy" diye emir vermek beynin savunma mekanizmasını tetikler. Bunun yerine ona sahte bir kontrol (seçenek) sunun: "Uyku zamanı geldi. Kırmızı pijamanı mı giymek istersin, yoksa maviyi mi?" Bu yaklaşım, itiraz etme ihtiyacını ortadan kaldırır çünkü kararı kendisi vermiştir.
2. "Hayır" Demeden Önce Empati Kurun
Bir şeye itiraz ettiğinde hemen reddetmeyin; önce duygusunu onaylayın. "Biliyorum, oyunu bırakıp yemeğe gelmek hiç eğlenceli değil. Oyun oynamayı ne kadar sevdiğini biliyorum" diyerek anlaşıldığını hissettirin. Sonra net sınırınızı çizin: "Ama şimdi akşam yemeği vakti. Yemeğimiz bittikten sonra oyununa kaldığın yerden devam edebilirsin."
3. Bağ Kurmadan Yönlendirmeyin
Çocuğunuzdan bir şey istemeden önce onun dünyasına kısa bir süreliğine giriş yapın. Odasına girip uzaktan "Odanı topla" diye bağırmak yerine, yanına gidin, oynadığı oyuna 2 dakika katılın, sırtını sıvazlayın. Aranızdaki duygusal bağlantı kurulduğunda, ona vereceğiniz yönlendirmeye karşı gelme ihtimali çok daha düşecektir.
Eskişehir Çocuk Danışmanlığı: Ne Zaman Uzman Desteği Alınmalı?
Eğer bu karşı gelme ve inatlaşma davranışı sadece evde değil okulda veya sosyal ortamlarda da şiddetli bir şekilde yaşanıyorsa, günlük hayatın işleyişini tamamen bozacak seviyeye ulaştıysa ve aranızdaki ebeveyn-çocuk ilişkisi kalıcı olarak zedelenmeye başladıysa, altta yatan duygusal ihtiyacı anlamak gerekir.
Eskişehir'deki Merkezi'mizde, selen topçu eşliğinde çocukların inatlaşma maskesi altına sakladıkları o görünmez kaygıları ve otonomi ihtiyaçlarını Oyun Danışmanlığı ile güvenli bir alanda çözümlüyoruz. Siz değerli anne babalara ise Eskişehir çocuk ergen ve aile danışmanlığı kapsamında; çocukla otorite çatışmasına girmeden işbirliği ve kapsayıcı sınırları nasıl inşa edeceğiniz konusunda profesyonel Ebeveyn Danışmanlığı sunuyoruz. Evdeki huzur iklimini sevgiyle yeniden sağlamak için merkezimizden güvenle destek alabilirsiniz.




Yorumlar